Türkiye ve Dünyada Elektronik Atık Miktarı
Artan nüfus oranı ile birlikte, dünyadaki doğal kaynaklar hızla azalmaktadır. Bunun neticesinde ise geri dönüşüm bir hayli önem kazanıyor. Teknolojinin var oluşundan bu yana kullanılan elektronik eşyalar ile aynı doğrultuda, Türkiye ve dünyada elektronik atık miktarı da git gide artmış durumda.
Kullanım süresi dolmuş ve içerisinde en az bir elektrikli cihaz ya da parça bulunan her cihaz elektronik atık niteliğindedir. Bu elektronik cihazların ise çevreye verdiği zarar maalesef ki azımsanmayacak kadar yüksek bir orana sahiptir. Bununla birlikte arızalanan ya da kullanılmayan tablet, telefon, bilgisayar, elektrikli ev aletleri, bunlarla ilgili olarak kablo ve bataryalar da elektronik atık olarak değerlendirilir.
Geri dönüşümleri yapılmadığı taktirde çevreye, doğaya ve insanlara yüksek oranda zarar veren bu atıklar dünya üzerindeki her canlıda hayati bir tehlike oluşturur. Bununla birlikte bu cihazların çöplere atılması da çok kıymetli ham maddelerin de çöpe atılması demektir.
En son 2020’de açıklanan verilere göre;
Türkiye’de 847 bin ton, dünya genelinde ise 53,6 milyon ton elektronik atık tespit edilmiştir.
Bu verileri kişi başı değerlendirdiğimizde ise;
Türkiye geneli kişi balına düşen elektronik atık miktarı 10,2 kg, dünya genelinde ise 7,3 kg olarak belirlenmiştir. Geriye dönüp bakıldığında ise son beş yıl içerisinde elektronik atık miktarı yüzde 21 oranında artmıştır.
Bilinir ki üretim arttıkça tüketim artar. Üretim de, tüketim de ülkelerin kalkınması için yapılan yegâne şeydir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, kullanıldıktan sonra çöpe atmak, doğaya bırakmak değil geri dönüştürmektir. Bozulan telefonlara, bilgisayarlara, kullanılmayan adaptör ve kablolara en az onların sağlamları ve kullanılabilir durumdakileri kadar değer vermek gerekir.
Yapılan geri dönüşümler doğa ve canlılar için yapılabilecek en büyük iyiliktir. Öyle ki doğada kaybolması yüzyıllar süren, belki de hiç kaybolmayan atıklar toprağı, yer altı kaynaklarını olumsuz yönde etkiler. Maalesef ki geri dönüşüm yapılmadığında toprağa düşen her yağmur damlası biraz daha kirlenerek bulutlara yükseliyor ve bir öncekinden daha kirli yeryüzüne iniyor.
Gelecek nesillere bırakılacak en önemli miras daha yaşanılabilir bir dünyadır.